Biliyorsunuz Türkiye’ye yerleştirilecek füzeler İran’a karşı değildir. Yine biliyorsunuz Türkiye ,Nato’nun jandarması değildir. Hatta çok iyi biliyorsunuz ki Türkiye ,NATO’da Amerika ,İngiltere,Rusya ,Fransa ,Almanya kadar sözü geçen devlettir.Görüyorsunuz ki Türkiye “Yurtta Sulh ,Cihanda Sulh” ilkesinden çıkınca diplomaside çığır açmıştır.
Bu yazdıklarımı lütfen dikkatle okuyun. Sınavlarda çoktan seçmeleri sorularda doğru şık sorulur ,ben size soru sormuyorum ama Lizbon’daki NATO toplantısının Türkiye’ye yansıyan izlenimlerini en başta yazdım. Siz bu yazdıklarımda doğruyu bulabildiniz mi ? Bu yazdığım büyük zafer naraları içerisinde yurda dönem Başbakan ve Cumhurbaşkanı’nın basına verdiği demeçlerden ve bizim parlak zekalı gazetecilerimizin çıkardığım sonuçlardır. Yandaş medyada Türkiye’ye yerleştirilecek olan füze kalkanlarının anlaşmasında İran isminin zikredilmemesi bu yorumlarla anlatıldı. Türkiye dış politikada büyük zafer kazandı.
Ama tüm bu zaferlere taş koyan bir durum var. Nato toplantısı sonunda Fransa Cumhurbaşkanı’nın söylediği sözler mesela. Evet İran ismi geçmemiştir ama NATO basına açıkladığı hiçbir kararında isim vermez dedi ve ekledi bizde kediye kedi derler. Sarkozi’yi sevin sevmeyin yada zekasını tartışın o gerçeği yüzümüze vururken Türk milletin zekasıyla dalga geçen bir iktidarı var. Başka bir gerçek daha var ABD’nin Afganistan ve Irak işgali öncesinde Nato belgelerinde ülke isimleri tek bir satırda dahi geçmiyor ama işgal edilen ülkeler yıllardır ABD boyunduruğunda. Peki siz zekasıyla dalga geçilen Türk milleti Güneydoğu illerine konulacak kalkanların kime karşı kullanacağını tahmin ediyorsunuz. Olası bir İran Amerika savaşında o kalkanları kullanırken nükleer küllerin başka bir milletin üzerine yağacağına mı karar kıldınız yoksa.
Gelecekte ne mi olacak ? ABD, AB, İsrail Müslüman ülkelerinden gelebilecek tehditleri Türkiye toprakları üzerinden savuşturacak. Örneğin Amerika İran ile savaşıyor, İran’ın atacağı füzeler bizim havamızda patlatılacak biz de o enkazın ve küllerinin altında kalacağız. Anlayacağınız Avrupa, İsrail ve ABD’nin huzuru için göğsümüzü siper edeceğiz! Kime karşı? Bizi Mavi Marmara Baskı’nıyla öldüren, Irak’ı, Afganistan’ı, Afrika’yı işgal edip Müslümanların topraklarını, namuslarını iğdiş edip çocuklarını öldürenlere karşı…
Bütün bunlar olurken AKP zihniyetini 8 yıldır oynadığı bu tiyatro gözler önüne seriliyor. Maalesef bizim ne millet nede devlet geleneğimizde olan bu gerçeği saklama diplomasisi AKP’nin gerçek yüzüdür. İktidar oldukları günden beri hep bir gizli gündemleri olmuş yada yalanların arkasına gerçekleri saklayarak önümüze koymuşlardır. Yaptıkları referandumda onlarca maddeyi önümüze sürüp ya topluca evet deyin yada hayır anlayışını siz farklı bir tarz mı sandınız yoksa. Yargıyı ele geçirecek maddeleri ağzınıza bir parmak bal çalarak geçirmemişler miydi? Hani 12 Eylül darbecileri yargılanacaktı, yargılamadıkları gibi maaşlarına zam yaptılar değil mi? Bu gizli gündem içerisinde “One Minute” ile bir dakikalık şovla İslam dünyasının gönlünü kazandığını sanan Irak’ı,Afganistan’ı, işgal edenleri seyreden,Filistin’in çektiklerine göz yuman büyük diplomasi üstatları bugün anlaşmalarda Amerikanın tez zamanda yok etmek istediği bir başka Müslüman devletin adının geçmemesiyle avunuyor ya… Çok yazık bize. Düştüğümüz duruma bakıyorum da galiba biz aptal bir milletiz yada aptal yerine konulmaya çalışıyoruz.Gazetelerde ,televizyonlarda büyük zafer İran ismi zikredilmedi denmesi başka nasıl açıklanır ki… Ben Ahmet Davutoğlu’nun bu diplomasisine geri vites diplomasisi diyorum.Çünkü söyleneler içerde başka dışarıda başka oluyor. Biz yanlış anlıyoruz yada AKP yaptığı işleri çok cici paketlerle bize yediriyor. Bu füze kalkanlarının kurulacağı Lizbon’a giderken belliyidi ama içimize su serpen açıklamada Başbakandan gelmişti. “ Komuta bize olacak”
‘KOMUTANIN BİZDE OLMASI ŞART’ DEMİŞTİ Başbakan Erdoğan, 15 Kasım’da Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi’nde yaptığı basın toplantısında ise konuya ilişkin aynen şu ifadeleri kullanmıştı; “Tabii bu işin ana merkezini NATO teşkil ediyor. NATO’nun bir üyesi olarak bu kapsamda atılacak bir adım ve bu işin komutasının kime verileceği hususu. Ki bunun özellikle topraklarımızın genelinde böyle bir şey düşünülüyorsa, zaten kesinlikle bu bize verilmeli, aksi takdirde bunun kabulü mümkün değil.” Bir çok kez benzer bir tutum alan Erdoğan’ın bu sözlerinin arkasında durup durmayacağı merak konusuydu. 1 hafta önce söylediklerini unutup, en başından beri komutanın NATO’da olması gerektiğini savunduğunu söyleyen Erdoğan, merakları da gidermiş oldu.Hani komuta bizde olacaktı,şimdi haksız mıyım geri vites diplomasisi demekte.