• Ana Sayfa
  • İlanlar
  • Firma Rehberi
  • Foto Galeri
  • Haber Arşivi
  • İletişim
  • Ziyaretçi Defteri
  • Videolar
Sıcak külleri kaldı
18 Aralık 2011 / Pazar
ÖMER YERLİKAYA
Sıcak külleri kaldı

Suya sabuna dokunmayan kitapları okuyarak roman yazan yazarlardan değildir oya Baydar. Olayların içine giren çıkan, irdeleyen her dönemin karanlık işlerini ortaya dökmekten çekinmeyen zaman zaman sisteme kafa tutan yanı ile diğerlerinden pek farklıdır.  Sıcak Külleri Kaldı’nın hikâyesi Paris’te, morg’da başlar; kadın kahramanın hatırlamalarıyla, Ankara’ya, İstanbul’a, Eskişehir’e Moskova’ya çeşitli kentlere, mekânlara uzanılır.

Paris’te, birkaç günlük bir süre içinde yaşanan olaylar, Türkiye’nin ve dünyanın, 20. yüzyılın ikinci yarısını kapsayan yaklaşık kırk yıllık bir dönemine yapılan göndermelerle anlatılır. Siyasal bir fonda geçen roman, yıllar boyunca süren imkânsız bir aşkın da hikâyesini anlatır. Aşk ve iktidar ilişkilerini; iktidar tutkusunun ve bu tutku üzerine kurulmuş ilişkilerin insanların yaşamlarını nasıl kemirdiğini, nasıl huzursuz ettiğini anlatır.

Kurgu öylesine ters düzlem üzerine kurulmuştur ki; okuyucunun sarsılmaması imkânsız gibi bir şeydir. Roman sonun başlangıcı ile başlar ve olay kahramanının hatırlamalarıyla gönderme yapılır sürekli başa dönülür. Olayları sıcak tutmak ve okuyucunun kopmasını önlemek içinde sonla, olayların başlangıcı birlikte götürülerek romancılık konusunda da bir çığır açmıştır. Oysa Oya Baydar bu romanı anı olarak yazsaydı bu ilgiyi asla bulamazdı. Sıcak Külleri Kaldı, kırk yılın yangınlarının; sevgilerde, inançlarda, dostluklarda, aşklarda, tutkularda tutuşturduğu ateşlerden arta kalan sıcak küllerinin romanıdır.

Oya Baydar Notre Dame de Sion Fransız Kız Lisesi'nde okurken Fransız yazar Françoise Sagan’dan etkilenerek ilk romanını yayımladı. Lise son sınıfta iken yazdığı Allah Çocukları Unuttu adlı gençlik romanı hem Hürriyet gazetesinde tefrika oldu hem de roman olarak yayımlandı. Bu roman yüzünden nerdeyse okuldan atılıyordu. Lise yıllarında yazdığı ilk romanlarından sonra yazmaya ara verdi, uzun zaman siyasetle uğraştı, olgunluk çağında yeniden edebiyata döndü.

1964'te İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde bitirdi ve bu bölüme asistan olarak girdi. Türkiye'de İşçi Sınıfının Doğuşu konulu doktora tezinin Üniversite Profesörler Kurulu tarafından iki kez reddedilmesi üzerine, öğrenciler olayı protesto için üniversiteyi işgal ettiler. Bu olay ilk üniversite işgali eylemi oldu. Baydar, daha sonra Ankara Hacettepe Üniversitesi'nde asistanlık yaptı. Çeşitli gazetelerde uzun yıllar köşe yazarlığı yaptı. Eşi Aydın Engin ve Yusuf Ziya Bahadınlı ile birlikte İlke dergisini kurdu. Sosyalist yazar, araştırmacı ve eylem kadını olarak tanındı.

12 Eylül Darbesi sırasında yurtdışına çıktı ve 12 yıl boyunca Almanya'da sürgünde kaldı. Burada, sosyalist sistemin çöküş sürecini yakından yaşadı. Bu süreci 1991’de yayımladığı Elveda Alyoşa adlı öykü kitabında anlattı. Türkiye’ye döndükten sonra ardı ardına yayınladığı öykü ve romanları ile çok sayıda ödül kazandı ve sevilen bir yazar oldu.

                Oya Baydar ülkemizin en büyük romancılarındandır kuşkusuz. Çok zekice hazırladığı kurguları ile zengin diyalektikleri ve o müthiş tasvirleri ile karmaşık olayların çok usta bir anlatıcısı olarak çıkar okuyucunun karşısına. Ve ülkemizin en çok okunan yazarlarından olmuştur. Kitapları çeşitli dillere çevrilmiş, dünyanın hayranlıkla okuduğu önemli yazarlar arasına girmiştir.  

Hiç kuşku yok sosyoloji okuyan yazarlar her zaman daha avantajlı biçimde romancılık yaşamına atılırlar. İnsan ilişkilerindeki karmaşayı, bellek ve duygu anlatımını, insanın iç yapısını birebir yansıtmadaki başarıları kendilerine önemli bir kulvar açar. Üstelik karmaşık konuların içinden ustalıkla çıkarak okuyucuyu büyülerler. Okuyucu yazarın imkânsızı başardığı düşüncesini okurken içinde hep saklı tutar. Olayların içine girer, satırların arasında kaybolur. Üstelik yazarın şiirsel anlatımı ve okuyucunun ruhuna hitap etmesi ise bambaşka bir avantaj sağlar. Her okuyucu sözcükler içinde kendinden bir şeyler bulur. Bütün bu malzeme çokluğu yazarını da onun kitaplarını da ayrıcaklı bir hale getirir. Oya Baydar bu tanımlama içine giren ender yazarlarımızdandır.

                                                                                                                                                                            Sevgi ile kalın.

               



Bu Yazı 37 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.