Uzun bir süredir ülkemiz Cumhurbaşkanlığı görev süresini tartışır oldu. Hükümet ve yakın çevresi bu sürenin 7 yıl olduğunu iddia ederken muhalefet ısrarla 5 yıl olduğunu dile getiriyor. Ve bu tartışma hiç bitmiyor...
Ne YSK sesini çıkarıp konuya müdahil olmak istiyor nede hukukçular bu konuda fikir beyan ediyor. İş konu ile alakalı olsun olmasın vekillere kalmış durumda. Dahası herkes bir şeyler söyleyip fikrini beyan ediyor. Konuşulanlarda yasal dayanak var mı? Pek çoğunda yok, görüşler siyaset odaklı. Maksat tartışma ortamı oluşturmak. İleri geri konuşup durmak...
21 Ekim 2007'deki halkoylaması ile zaten cumhurbaşkanının halk tarafından 5 yılda bir seçilmesi ve milletvekili genel seçimlerinin de 4 yılda bir yapılması kararlaştırılmıştı. Bu maddelere ilişkin herhangi bir değişiklik yapılması zaten düşünülmüyor. Halkın verdiği kararı mecliste bozmanın haklılığı olmaz. 28 Ağustos 2007'de mevcut yasalara göre 7 yıllığına seçilen Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül'ün durumu bugünlerde sorgulanıyor. Sayın Cumhurbaşkanının görev süresi seçildikleri dönemin mevzuatına uygun, ama şu andaki mevzuata aykırı ve bu da hukukçular arasında görüş ayrılığına yol açıyor. Kimisine göre seçim sırasında geçerli olan görev süreleri kazanılmış haktır ve sonraki değişiklikler geriye doğru işlemez. Kimisine göre ise görev süresince yapılan Anayasa değişiklikleri de uygulanmalıdır. Konu muallâkta ve ortada duruyor. Ve nihayet meclis bu tartışma konusuna el atıyor ve mecliste görüşerek görev süresine kesinlik kazandıracak. Bu itibarla konunun mecliste çözümlenecek olması sonuç bakımından biçimini de ortaya koymuş oluyor. Tartışmaların ta başından beri hükümet, Sayın Cumhurbaşkanının yedi yıl için seçildiğini savunduğuna göre çok büyük ihtimalle meclisten bu karar çıkacaktır. Ve Cumhurbaşkanının görev süresi tartışmalarına son verilecektir. Muhalefetin bu konu üzerinde ısrarla tartışmaktan yana olmasının altında siyasette önemli değişikliğin zamana çok uygun olmasının sebepleri yatıyor. Ve artık herkes ülkemizde tahmin edebiliyor ki üç dönem sonra AK Partili vekiller yeniden aday olamayacaklar. Buna Sayın Başbakanda dâhildir. Yani parti tüzüğü bu yöndedir. 2015 Genel seçimlerinin 14 Haziran 2015 Pazar günü yapılması beklenmektedir. Ancak bu tahmini bir tarihtir. Bu tarihi net olarak YSK belirleyecektir. Bazı senaryolara göre görev süresi 2014'te bitirilecek olan cumhurbaşkanlığı için Sayın Erdoğan'ın aday olacağı yönündedir. Sayın başbakan o tarihe kadar görevini sürdürecek istifa edip cumhurbaşkanlığına aday olduğunu açıklayacaktır. Erdoğan'ın halkın karşısında seçilmemesi için herhangi bir sorunda açıkçası görülmüyor. Ve hatta ilk cumhurbaşkanlığı döneminde anayasada önemli değişiklikler yaparak başkanlık sisteminin getirilmesi bile kuvvetli bir ihtimal gibi ortada durmaktadır. Ve nereden bakılırsa bakılsın Sayın Erdoğan'ın on yıl daha Türk siyasetinde aktif olarak yer alacağı söylenebilir. Öte yandan Sayın Erdoğan'ın ayrılması ile parti lidersiz kalacaktır. İşte bu konumda Sayın Gül parti için en uygun adaylardandır. Belirli bir süre Sayın Arınç partiye başkanlık edecek, Gül'ün genel başkan olması, vekil seçilmesi süreçlerinden sonra görev tamamı ile kendisine devir edilecektir. Abdullah Gül başkanlığında Ak Partinin fazla kayıp vermeyeceği görüşü ağırlıkta bir görüştür. Sayın Gül'ün bu yaşında emekli olup köşesine çekilmesi beklenemez. Sayın İnönü de Cumhurbaşkanlığı görevinden sonra on yıl partiye başkanlık etmiş ve yeniden başbakanlığa dönüş yapmıştı. Aynı şeyler Sayın Gül içinde geçerli olabilir. Yeni oluşumda muhakkak köşkte oturan birisi Ak Partinin görevde olmasını iyi kullanacaktır. Yarı başkanlık veya tam başkanlık sistemleri önümüzdeki zamanın hararetli tartışmalarından olacaktır.
Sevgi ile kalın.