• Ana Sayfa
  • İlanlar
  • Firma Rehberi
  • Foto Galeri
  • Haber Arşivi
  • İletişim
  • Ziyaretçi Defteri
  • Videolar
Okuma, Bilgisayar, İnternet
30 Ocak 2012 / Pazartesi
ÖMER YERLİKAYA
Okuma, Bilgisayar, İnternet

Okuma istatistikleri açıklandığında her yıl bir öncekisini arar oluyoruz. Artık neredeyse hiç okumuyoruz dersek yeri var. Okuma; gelişmişliğin, büyümenin, medeniyetin kapısıdır biçimli, ne düşünülürse düşünülsün biz bunları umursamıyoruz bile. Ara tatiline girin öğrenci bile birkaç kitabın hayalini kurar ama birini okumaz. Alışkanlığımız köklerimizden geliyor. Bilim adamlarının önemli bir tespiti var. Gezegenimizde genleri temizlenen tek bir millet varmış Türk Milleti… Her yüz yılda bir genlerimiz kendini temizleme özelliği gösteriyormuş. Bu çok önemli bir tespit ama ah birde okumayı sevsek diyorum… Bu sevgi olmayınca bir şeyler hep eksik kalıyor.

                Ünal Aysal başkan bazen ilginç laflar ediyor. 25 milyon Galatasaraylının 20 milyonu AKP’ye oy vermiştir, diyor. Bu söylemle bütün AKP’liler Galatasaraylıdır, denilebilir. Tabii ki bir kişi hariç; O da Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan… Sevgili başkan enerjisini transfere verse daha iyi olacaktır. Milan Baroş’un sakatlanmasından sonra Galatasaray önemli takımların karşısında hem zorlanıyor hem pozisyon bile bulamıyor. Eskişehir deplasmanı bunlardan biriydi. Maç boyunca Galatasaray pozisyona giremedi, rakip kaleye tek şutu yoktu. Bursa deplasmanında bir parça daha derli toplu gözükseler de son vuruşlar kaleciyi geçemedi. Ve olmadık bir anda kaptırılan bir topla Galatasaray kalesinde golü gördü. Geçen yılda aynıydı; Baroş sakatlanınca hücum organizasyonunda Galatasaray’ın işi bitmişti. Şimdi aynı durum yeniden yaşanmaktadır. Galatasaray’ın mutlaka bir santrafor alması gerekmektedir.

Futbol Federasyonu genel kurulu topladı toplanmasına ama hesaplar bir türlü uymadı. 58. Madde aynen yerinde saklı tutuldu. Federasyon düşüncesini genel kurulla paylaşmak istedi;  sözde ortak düşünce de bazı takımlardan puan silip küme düşürme yaşanmayacaktı. Ancak kulüpler puan silme işine yanaşmayınca ortaya tek bir seçenek kalıyor. Şike ve şikeyi teşvik suçlaması içinde bulunan kulüpler küme düşürülecek. Federasyon başkanı görevine devamda edebilir, her an istifa da edebilir. İyi niyet önemli konuların çözümünde bir işe yaramaz. Görülmüştür ki federasyonun göstermeye çalıştığı iyi niyeti işleri daha da çıkmaza sokmuştur. Karar verilmesi gereken aşamalarda iyi niyet gösterimi kararsızlık sürecini başlatmıştır. Oysa en kötü karar bile kararsızlıktan iyidir gerçeğine uyulması gerekirdi. Üstelik bu süreçte kulüplerin gösterdiği tutarsızlıklarda kararsızlığın önünü sonuna kadar açmıştır. Federasyon elini çabuk tutup gerekli kararları almazsa önümüzdeki yıl Türk takımları Avrupa kupalarından men edilebilir. Bu durum ülke futboluna çok büyük zararlar verir.

Hakan Şükür’ün yorumculuğuna herkes karşı duruyordu ama görüldü ki işler birkaç haftada rayına oturdu. Futbol severler Hakan Şükür’ün isabetli yorumları ile hem kendilerini geliştiriyor ve üstelik büyük keyif alıyorlar. Futboldan gelen birisinin yorum yapması diğerlerine göre daha doğal ve başarılı oluyor. Bence Hakan Şükür’ün yorumcu olmasında bir sakınca yoktur.

Galiba genlerimizde hazırcılık diye bir programımız var. İşi kolayından hallediyor, kestirme işi seviyoruz. Şu internet tam bize göre. Oh ne ala bir yaşam ne isterseniz her şey bir tuşun ucunda. Sayfa dolusu kitap okumaktansa gir özetlerine beş dakikada işi hallet. Ödev yapmak için artık kitapları karıştırmaya hiç gerek yok, gir internete ödevin alasını hazırla. Şu internet neresinden bakarsanız bizlik iş diye gözüküyor. Ama sakıncalı yanı da yok değil.  Masumane bilgi peşinde koştururken karşınıza olmadık çirkinlikler çıkıyor. Bugün ilkokul çocukları bile müthiş bir beceri sergileyerek internet üzerindeki yeteneklerini sergiliyorlar.

Ancak çocuklarımızın bu yolla zehirlenmeleri işten bile değil. Paket program vesaire bir çeşit çözüm olabilir ama genel manada elimizin altında patlamaya hazır bir bomba duruyor. Bunu unutmamak gerekir. Zararlı sitelere bu kadar basit biçimde ulaşılması inanılmaz zafiyettir. Bir şekilde bu sitelere girmenin yolu zorlaştırılmalı hatta tamamı ile yok edilmelidir. Odasında bilgisayarı ile baş başa bırakılan bir öğrencinin işi sadece şansa kalmıştır. Ailesinin adım başı kontrol etme şansı yok gibidir. Pekâlâ, internet almazsınız olur biter yaklaşımı da bize uyan bir durum değildir. Bizim komşuda ne var ne yok hastalığında olduğumuzu bilmeyen mi kaldı, Allah aşkına? Bilgisayarı alırsınız ama interneti bağlatmazsınız yaklaşımı da bir yere kadar dirençlidir. Belli bir süre sonra bilgisayarın internetsiz bir hiç olduğu nasılsa beyninize dikta edilecektir. Zararlı sitelere bu denli kolay ulaşılmasının genç dimağlarda bıraktığı tahribatı hiçbir şeyle örtemezsiniz. İyi kullanılmadığında internet çağımızın en salgın vebası gibi karşımızda duruyor. Yozlaşmanın en hızlı yürütüldüğü en etkin yoldur internet yolu. Faydalı bir şeyin zararından ötürü kaldırıp bir yerlere atmakta akıllıca bir iş olamaz. En doğru yol; zararlı siteleri yok ederek internet zenginliğinden sonuna kadar faydalanmaktır.

                                                                                                                                                             Sevgi ile kalın.   



Bu Yazı 146 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.